...
...
www.guvercinevi.com
Anasayfa
Sonraki Sayfa
Hakkımda
Fotograflar
atillabilici@hotmail.de
TGYB Forum

Anket

Linkler
Anasayfa
Sonraki Sayfa
Hakkımda
Fotograflar
atillabilici@hotmail.de
TGYB Forum

Anket

Linkler
...
21 Temmuz 1966 Bergama doğumluyum. Evliyim ve 1999 doğumlu Bilge Su ile 2002 doğumlu Simge Nur isimlerinde 2 kız çocuk babasıyım. Küçük kızım Simge Nur, kümesimdeki hemen hemen belirli tüm güvercinlerimi tanıyor. İzinli olarak Türkiye’ye geldiğim dönemde kümesleri teker teker açıp güvercinleri yemlerlerken ortadaki kümesten bir tanesini kaçırıyorlar ve hangisi olduğunu bilemediklerinden Simge Nur’a soruyorlar. O da tek seferde bu Döneğimin ortadaki kümeste olduğunu ve benim güvercinime verdiğim ismi söyleyiveriyor. Anlayacağınız doğuştan Dönekçi. 1992 senesinden beri Almanya’da yaşıyorum ve burada da Dönek beslemekteyim. Almanya Güvercin Kulübü DFC üyesi ve aynı zamanda hakemiyim. Almanya’daki Türkler olarak kuşlarımızı tanıtmaya çalışıyoruz. Özel ilgi alanıma giren Döneğin dönüşünün yanı sıra genetik, hastalıklar, kümes yapımı hakkında her türlü bilgiyi araştırmamdır. Bu araştırmalarım sonucunda elde ettiğim bilgiler ışığında kuşlarımda yüksek performansı yakalamak için çalışmalarımı sürdürmekteyim. Tüm çalışmalarımda büyük yardım ve desteğini gördüğüm Hüseyin Fehim ağabeyime teşekkürler ediyorum.
...
Bergama; Kuzey Ege’de İzmir İline bağlı, Manisa ve Balıkesir İllerine sınır ve en çok köyü olan şirin bir ilçedir. Bergama’da tarih boyunca Dönek ve Mısıri ırkı güvercinler beslenmiştir. 1960 yıllarında dönemin İzmir Milletvekili Kemal Serdaroğlu’nun Alman Harbi sırasında Yunanistan’dan kaçan vatandaşlarımızdan aldığı güvercinleri Bergama’daki Dönekçi arkadaşları ile paylaşmasından sonra Bergama İlçemiz Dönekçilikte altın çağını yaşamıştır. Bergama’nın eski yerleşim yeri olan Kale Mahallesi civarında birçok Dönek Ustası Türkiye’nin çeşitli yerlerinden gelen Dönekçilere kaliteli Dönek seyrettirmişler ve bu kişiler oldukça fazla sayıda Döneği kan katma düşüncesiyle götürmüşlerdir. Ben de Kale Mahallesinde doğup büyüdüğümden Dönekçiliğin en hızlı zamanlarında büyüklerden görerek bu işe merak sardım. Zaman içinde bu merakım gerçek bir tutkuya dönüştü diyebilirim. Ve günü gelip de Dönek beslemeye başladığımda o zamanki öğrendiğim bilgiler ışığında uçuş ve dönüş eğitimi konularında problem yaşamadım. Zamanı geldiğinde kaliteyi arttırmak düşüncesiyle süper dönüşlü Dönekleri olan Berber Yılmaz’dan Dönek aldım. Sağ olsun Yılmaz Ustamız da bilgilerini esirgemedi ve aynı soyun devamını gerçekleştirdim. Şimdi ise Ustanın Döneklerini geliştirme çabaların devam ediyor.
...
Bu arada zaman zaman ziyaret etiğim Dönekçilerden hastalık nedeniyle yavru ve yetişkin güvercinleriyle ilgili aynı yakınmaları duymuş olmam ve böyle kötü durumla karşılaşmamak düşüncesi beni hastalıklar konusunda araştırma yapmaya zorlamıştır. Malum olduğu üzere Dönekler hastalıklara karşı hassas bir ırktır ve büyük emeklerle yetiştirilen emeklerin bir anda heba olması basit önlemlerin alınmaması durumunda mümkündür. Ben de hastalıklar ve tedavi yöntemleri konusunda bilgilenmek amacıyla epey kitap okudum ve bunları da kümeslerimde uyguladım. Başarı da elde ettim diyebilirim. Ama her ilk ve sonbaharda bu hastalıklar tekrarlandığından nerede hata yaptığımı hep sorguladım ve devamlı araştırdım. Nihayet bir gün, bir arkadaşımın Posta Güvercinleri kümeslerini ziyaretimde hatayı buldum. Benim önceki kümeslerim de Türkiye’deki tipik kümeslerdendi ve bu yüzden Posta Güvercinleri kümeslerindeki sistemleri Dönek beslenecek tipte planladım ve kısa sürede gerekli düzenlemeleri gerçekleştirdim. Yeni kümeslerimde hava alttan girip güvercinlerimin üstünden herhangi bir hava akımı olmadan kümesi terk edecek şekilde değiştirdim. Kümesin tabanını da hızlı bir şekilde kuruyacak ve hızlı bir şekilde temizliğe müsait girinti çıkıntı olmayan şekilde değiştirdim. O günden beri ihtiyarlık haricinde güvercin ölümü pek görülmüyor kümeslerimde. Baş Dönmesi için Aşı uygulaması ve nemli havalarda Kokzidiyoz Kürü dışında ilaç kullanmamaktayım. Eski kümeslerimde hava akımını sağlayacak sistem olmadığından güvercinlerin ince tüylerinden dökülen tozları soluduğumdan akciğerlerimde alerjik problemler başladı ve tedavisi halen devam etmekte. Baca sistemini yapmasaydım sonuçları benim için daha kötü olabilirdi.
...
Dönek kümeslerinin imkanlar çerçevesinde kapısının Güney Batı’ya doğru bakması, güvercinlerin hava akımlarına maruz kalmayacak şekilde havalandırmasının olduğu, kolay bir şekilde temizlenebilen şekilde olması gerektiğine inanırım. Kümesin derinliğinin 120 ila 150 cm olmasının uçuracağımız güvercine kolay ulaşabilmek için kolaylık olacağını düşünürüm. Her güvercinin sabit bir oturma-tüneme yerinin olmasında da bence yarar vardır. Bunlar sağlandığında bağışıklık sistemi de uygun şekilde beslenirse pek büyük sorunlar yaşanılmaz. Kümes ortamında unutulmaması gereken şeyin, temiz havanın alttan, pis havanın ise üstten çıkmasıdır. Kümesteki her güvercinin günde 15 litre temiz havaya ihtiyacı olduğu düşünülerek kümeste 30 güvercin varsa yaklaşık 500 litre havanın kümesten çıkabilecek şekilde olması gerekir. Saydığım özellikler sorunsuz bir kümes sistemi için gerekli olduğundan aksayan şeyler varmı diyerek sık kontroller yaparım.
...
Dönüş için yazacaklarım iyi bir dönüşün dünyanın harikalarından biri olduğunu düşünmekteyim. Seyretmek için önyargım yoktur her türlü stilde iyi dönüş seyretmeyi severim ama kendime öz beslemek istediğim Dönekler; karşıdan yer çekimine karşı koyan pergelle çizilmiş gibi tam daire şeklinde dönenlerdir. Bugün için yetiştirdiğim ve uçurduğum Dönekler bu sitildedir bu yüzden kuşlarıma MENZİL namını düşünmüştüm ama günümüz itibariyle seyredenlerin DELİ YÜREK adını verdiği dönekleri uçurmaktayım.

Dönekler ve dönüşler hakkındaki düşüncelerim ise şöyle özetlenebilir: Öncelikle Dönekçiliğe başlayacak arkadaşlara tavsiyem iş ve aile ortamlarını tam olarak düzene sokmalarıdır. Aksi durumda bu ırktan uzak dursunlar. Çünkü üretilen bir ırkı bırakabilmek imkânsıza yakındır. Çok fazla emek vererek yapılan bu uğraşıdan sonra hayat düzeniniz bozulabilir. Şayet her şey yoluna girdiyse Türkiye’deki bütün Dönekçiler sizin seyisinizdir. İstediğiniz Döneği alabilirsiniz.

Dönek ırkı güvercinler insana yakı sakin bir ırk olduğundan eğitmek çok kolaydır. İstediğiniz zaman çok kısa sürede kümes alıp işinize devam edebilirsiniz. Kötü tarafı ise bu ırkın hastalıklara dayanıksız olması yüzünden hastalıklar hakkında ön bilginizin olması gerektiğidir. Bir de Döneğin düşmanı çoktur ve en büyük düşmanı Dönekçilerdir. Şahin, Hırsızlar, Hastalık ve Kaliteli Döneği almak isteyen Dönekçiler gibi engelleri aşabilirseniz bu asil ırktan zevk alabilirsiniz.
...
Döneklerin havadaki Dönüş performansının Dünya’daki harikalardan birisi olduğunu düşünüyorum. Benim bu konuda önyargım yoktur ve her türlü dönüş stilini severek seyrederim ama besleme tercihim karşıdan plaka tarzında dönen güvercinlerdir. Bu tarz dönüşte yer çekimine karşı koymaları ve zoru olanı başarmalarından dolayı tercihim bu yöndedir. Ama şuna da dikkat etmek gerekir ki; her Döneğin kendine has bir stili vardır.  Tepeden dönen bir güvercini karşıya almaya çalışmak veya tersini denemekte büyük hatadır benim için.

Damızlık seçiminde; Döneğin uçuş, dönüş, asil duruş ve sakin oluşuna dikkat ederim. Bu özelliklerdeki Döneği bulduktan sonra renkte de daireyi net olarak gösteren renk ayrımı olan güvercinler tercihimdir. Benim beslediğim ırkta damızlığı dişiden seçerim ama çapraza girmem gerekiyorsa örneğin palkanat ırkından bir erkeği alır ben kendi ırkıma dahil ederim. Bu konu tecrübe ve isteğe göre değişebilir. Ama uçmayan bir Döneği hiçbir zaman bu konuda kullanmam. Ataları, akrabaları ne olursa olsun bu durum değişmez. Benim düşünceme göre Dönek ırkında başarının sırrı her kümeste bir uçurma ve dönüş sistemi olmalı ve bu sisteme ekleme veya çıkarma işlemi yapılmalıdır. Tepeden ve yüksekten gelen Döneklerle karşıdan gelen stil ve dönüşü farklı Dönekleri eşlemek büyük hatadır. Böyle bir durumda illaki bir zaman gelir dönüşlerde hatalar ve bozulmalar ortaya çıkar. Bunlara dikkat edilirse ve uçan Dönekler eşlenirse Dönek çıkarmak loto oynar gibi şansa bırakılmamış olur.

Kümesimdeki Bademli Erkeğin hikayesini de anlatmak isterim. Ben güvercinleri Yılmaz Usta’dan aldıktan sonra 9 tanesini Almanya’ya getirdim ve Yılmaz Usta ile telefon görüşmelerimde “Sen kendin eşle gerekirse ben sana söylerim” demesi üzerine bu Bademli Erkeğin Anne ve Babasını eşledim ve durumu Usta’ya anlattım. Usta da bana “Bu güvercinlerden Bademli çıkarsa her iki kanadına süper dönüş yapan güvercin olur, sazlı çıkarsa sol kanadına efsane olur” demişti. Çıkan yavrular Usta’nın dediği gibi oldu. Sazlıyı Şahin aldı ve bu Bademliyi 5 seneden beri her türlü teste tabi tuttuk. Aldığımız deneme yavruları da çok olumlu oldu. Bu sene damızlık kümesine girecek nasip olursa.
...
Bademli Erkekle ilgili bir anımı yazayım: İzmir’li bir arkadaş ziyaretime geldi. Telefonda Dönek döndürmek kolay olduğundan bu arkadaş kendi gözleriyle seyretmek istiyordu. Ama geldiğinde çok sert ve ters bir rüzgar olduğundan güvercinler arkadan rüzgarın gelmesi nedeniyle sıkıp geliyorlardı sadece. Ben de Bademli erkeği aldım ve Bak oğlum sen de yapamazsan reklam oluruz, bu insanlar rüzgar kısmını çıkarıp konuşurlar deyip saldım. Bademli Erkek havada zor tutunuyordu ve yerine gidip gelirken rüzgarın ters olması nedeniyle 2 kere sıkıp geldi. Üçüncü seferde o rüzgarda öyle bir dönüş yaptı ki bu arkadaş bir süre sonra Türkiye’de iyi bir Döneği seyrettikten sonra bile bu Bademli Erkeği anlatmış. Ben de bir zaman sonra ziyarete gittiğimde Usta sen gelmeden Bademlinin Namı Geldi diyerek bana takıldı.

Deli Yürek te aslında bu kandan ufak bir katkı ile çıkmıştı. Bu Döneklerin devirli dönüşlerine çok stilli bir erkek kattım. Yine bir arkadaş ziyaretime gelmişti. Misafirim yerine oturdu ve başladı eski döneklerinden anlatmaya. Şöyle dönüşlüydüler falan atıyordu. Olmayan Döneği döndürmek kolaydır. Zaten ben de bu erkek yavruyu saldım. Geldim arkadaşın yanına içecek verdim ve güvercin başladı yerine gidip gelmeye. Komşunun erik ağacının üstünden görüldüğünde okun tersi gibi kanatlarını çekmiş geliyordu. Koşarak bıraktım elimdeki güvercini ve bunun ayaklarının dibine Dönek bir kapattı tam önüne kadar. Bir baktım bizimki geri düşmüş sandalyeden ve gözleri lokma gibi açılmış durumdaydı. Bu ne yahu dedi. Korktun mu sorusuna Ya şimdi çıkar ya şimdi derken alnıma kadar geldi. Nasıl başardı sarkmadan bu kadar mesafeli dönüşü. Ben bile korktum bu deli yürekli güvercin korkmadı dedi. O anki sözler ileride gelen bütün dönekçiler tarafından nerde şu Deli Yürekler diye kaldı ama benim istediğim bu ırklar karşıdan sarkmadan hızla gidebildikleri yere kadar gitmelerinden dolayı MENZİL ismini aldı.
...
Türkiye ve Avrupa’daki yetiştiriciler arasında pek fark yok bence. Kendini geliştiremeyen ve hala çocukluk yıllarında gördükleriyle kalmış veya mevcut bilgilerini geliştirmiş olanlar var. Ancak şu bir gerçek ki Avrupa’da Güvercin Yetiştiriciliğini oldukça ciddiye aldıklarını söyleyebilirim. Avrupa’daki diğer Ülkelerden gelenler arasında performans güvercinler üstüne en fazla ilgili ve meraklı olanların Yunanlılarla Eski Yugoslavya’dan gelenler olduğunu görmekteyim. Diğerlerinin ise şu an için emekleme aşamasında olduklarını rahatlıkla söyleyebiliriz. Türkiye’de gezdiğim diğer şehirlerde çok iyi olanlar var ama çoğu yeni akımlara anlatılanlardan etkilenerek merak sarmış ve güvercinleri her umut ettikleri güvercinlerle kırarak bu ırkın bir anlamda asil özelliklerinden uzaklaşmasına neden olmaktalar. Bence güzel olanı geliştirmek yerine girilen bu çabalar boşa gitmese bile yeni dönüşlerin çıkacağını ve bunları ilk defa görenlere anlatmanın, açıklamanın ilerde zor olacağını düşünüyorum.

Atilla Bilici